Bir arkadaşımın işine gelen yorum
"Of all the wonderful things people have said to me regarding my work, the one that has always stuck in my mind the most was something a young girl told me...
"It's like you are in love with being in love", she said.
I won't argue with that"
----
"İşlerimi gören insanların tüm o söylediği inanılmaz şeyler arasından sadece genç bir kızın söylediği aklımda takıldı kaldı,
"Sanki, "aşık olmaya" aşık gibisin. dedi.
Bununla tartışmıyorum."
9 Haziran 2009 Salı
22 Nisan'dan
İçim kıyılıyor bazen, koşmak istiyorum durmadan, ölesiye koşmak istiyorum sokaklarda bir hedef olmadan ve durmadan. Canım acıyor, düşündükçe daha çok acıyor, ilgilenmediğim zamanlarda ise iskambil kağıtlarından bir kule misali, her an darmadağın olabilir. Soruyorum, diyorlar “düşünme, olur kapa geç”. Merak ediyorum düşünecek ne var o zaman.
Haziran 9' unda ek
Sonra duruyorum ve görüyorum, açlıktan ölenler, savaşta yarini kaybedenler, benim acım o kadar da büyük değil ama acı işte. Pişmanlıklar ile yaşayamayacağım ve diyorum, kimileri ne büyük acılara sepeb olmuş, kalpler kanamış ta kanamış. Yavrusunu canlı toprağa gömüpte pişman olanlar bile var. Şimdi, bildiğim ve bilmediğim herşeyin yaratıcısından bir şey istiyorum, Allahım beni sevdiklerimin yanında kıl, onlarlar sozsuzlukta olmak istiyorum. Umarım sevdiklerimde benimle olmak isterler...
Haziran 9' unda ek
Sonra duruyorum ve görüyorum, açlıktan ölenler, savaşta yarini kaybedenler, benim acım o kadar da büyük değil ama acı işte. Pişmanlıklar ile yaşayamayacağım ve diyorum, kimileri ne büyük acılara sepeb olmuş, kalpler kanamış ta kanamış. Yavrusunu canlı toprağa gömüpte pişman olanlar bile var. Şimdi, bildiğim ve bilmediğim herşeyin yaratıcısından bir şey istiyorum, Allahım beni sevdiklerimin yanında kıl, onlarlar sozsuzlukta olmak istiyorum. Umarım sevdiklerimde benimle olmak isterler...
8 Haziran 2009 Pazartesi
24 Nisan 2009 günlükten
24 Nisanda yazılmış günlükten
...
O kadar merak ediyorum ki nasılsın diye. Ne yaptığını nerde olduğunu deyil. Kalbin ne durumda onu o kadar çok merak ediyorum ki. Kalbimi merhem yapsam sürsem sana iyileşirmisin. Canımı katsam sana bana bakarmısın. Dönemiyorum geçmişe aşkım. Durduramıyorum kendimi, fevri hatunum. Sesin sert gelir kalbime, saplanır bıcak gibi, ama sensiz olmak daha acıdır bilesin. Yüzündeki gülüşün, masumiyetinden uzak kalmak, sesinden elinin terinden uzak kalmak. Ne kadar acıdır bilirmisin. Ben giderken ne hissettin, sevdiğin kollarından giderken ne hissettin. Bir daha ona dokunamayacaksın bir daha ona bakamayacaksın. O gitti, nasıl hissedersin. Gözünden akan her yaşa yemin olsun, anlıyorum seni, ama yapamam senin yaptığını yapamam severken seni, bakamam başkasına. Aşkın acısıda güzeldir hep mutlu olunmaz, mutluluğuda gözyaşınıda yaşarsın. Neden kaçayım, başkasını kollarıma neden alayım. Bırak acısın acı ile büyüsün bu kalbim. Bırak ciğerim yansın, yanıp pişsin.
Geçmişe dönemiyorum, peki ya sen. Sende pişmanmısın acıyı tadamadığın için. O acı şerbeti içeydin... Ne kadar da farklı olabilirdi yada ben gitmeseydim. ikimizde hatalar yaptık. Bu gafile dedi akıl sahipleri. Bu kızın yanıbaşından gidilmez aklını topla saçmalama. Ama ne yapsın bu Gafil ne etsin bu Gafil. Sana da demişlerdir, gitme yapma başlama yeniden ama ne edersin ne yaparsın. İnsanız ve hatalardır peşimizi bırakmayan. Ama bilirim her acınında sonu bağlanır, sevinçle dolar. Kanayan bu kalplerimiz bilirim toparlar kendini, gecenin şafağı gibi, umut ederim zifiri karanlıkta şafağın geleceğini. Hiç ışık yokken etrafımda, zifiri karanlıkta ellerim açık O’na, yalvarıyorum.
Biliyorum fevri hatunum, biliyorum belki birdaha ellerimiz kavuşmayacak, ellerin terine dokunamayacağım belki birdaha. Ama bilki içimdesin, taa kalbimde. Mutluluğun için, geleceğin için, iyiliğin için, iki cihanda saadetin için, bu kalp sürekli dua eder bilesin. Dudaklarım yorulur da kapanır ama o kalp durmaz, yalvarır yakarır O’na, her attığında. Bilesin attıkça o kalp artık bu dünyada, senle beraber atar. Dileğim yaradandan, affetsin bizi, ama içimdeki şudur ki sonsuzlukta, birbirimizi tamamen affetmiş ve yanyana olalım. Birlikte olalım. Seni dünyada kaybettim belki ama o iki gündür, ancak dayanamam sonsuzlukta kaybetmeye seni.
Allahım sen bizleri selamete çıkar. Amin.
...
...
O kadar merak ediyorum ki nasılsın diye. Ne yaptığını nerde olduğunu deyil. Kalbin ne durumda onu o kadar çok merak ediyorum ki. Kalbimi merhem yapsam sürsem sana iyileşirmisin. Canımı katsam sana bana bakarmısın. Dönemiyorum geçmişe aşkım. Durduramıyorum kendimi, fevri hatunum. Sesin sert gelir kalbime, saplanır bıcak gibi, ama sensiz olmak daha acıdır bilesin. Yüzündeki gülüşün, masumiyetinden uzak kalmak, sesinden elinin terinden uzak kalmak. Ne kadar acıdır bilirmisin. Ben giderken ne hissettin, sevdiğin kollarından giderken ne hissettin. Bir daha ona dokunamayacaksın bir daha ona bakamayacaksın. O gitti, nasıl hissedersin. Gözünden akan her yaşa yemin olsun, anlıyorum seni, ama yapamam senin yaptığını yapamam severken seni, bakamam başkasına. Aşkın acısıda güzeldir hep mutlu olunmaz, mutluluğuda gözyaşınıda yaşarsın. Neden kaçayım, başkasını kollarıma neden alayım. Bırak acısın acı ile büyüsün bu kalbim. Bırak ciğerim yansın, yanıp pişsin.
Geçmişe dönemiyorum, peki ya sen. Sende pişmanmısın acıyı tadamadığın için. O acı şerbeti içeydin... Ne kadar da farklı olabilirdi yada ben gitmeseydim. ikimizde hatalar yaptık. Bu gafile dedi akıl sahipleri. Bu kızın yanıbaşından gidilmez aklını topla saçmalama. Ama ne yapsın bu Gafil ne etsin bu Gafil. Sana da demişlerdir, gitme yapma başlama yeniden ama ne edersin ne yaparsın. İnsanız ve hatalardır peşimizi bırakmayan. Ama bilirim her acınında sonu bağlanır, sevinçle dolar. Kanayan bu kalplerimiz bilirim toparlar kendini, gecenin şafağı gibi, umut ederim zifiri karanlıkta şafağın geleceğini. Hiç ışık yokken etrafımda, zifiri karanlıkta ellerim açık O’na, yalvarıyorum.
Biliyorum fevri hatunum, biliyorum belki birdaha ellerimiz kavuşmayacak, ellerin terine dokunamayacağım belki birdaha. Ama bilki içimdesin, taa kalbimde. Mutluluğun için, geleceğin için, iyiliğin için, iki cihanda saadetin için, bu kalp sürekli dua eder bilesin. Dudaklarım yorulur da kapanır ama o kalp durmaz, yalvarır yakarır O’na, her attığında. Bilesin attıkça o kalp artık bu dünyada, senle beraber atar. Dileğim yaradandan, affetsin bizi, ama içimdeki şudur ki sonsuzlukta, birbirimizi tamamen affetmiş ve yanyana olalım. Birlikte olalım. Seni dünyada kaybettim belki ama o iki gündür, ancak dayanamam sonsuzlukta kaybetmeye seni.
Allahım sen bizleri selamete çıkar. Amin.
...
Karşılıksız severek dua etmek
Bir zamanlar, online günlüğüme yazdıklarım...
Yalan yok, aylar önce canımdan ayrıldım. Çünkü aşkı arıyordum. Aşık olmak istiyordum. Dua ettim, "Allahım, bi aşık olsam ama nasıl olursa olsun, paramparça etsin bu aşk beni, hissedeyim ve yanayım" dedim. Canımdan ayrıldım aşkı arıyorum diye. Meğersem ben çoktan aşkı bulmuşum da kör imişim. Şimdi ise dua ediyorum, Allahım, sen dualarımızı kabul edensin. Mutlu olmak istiyorum, artık hem aşık olduğum halde, birlikte olmak istiyorum. Sen benim ruhuma derman olacak hatunu sonsuza kadar benim ile bir olacak olanı bana ver. Ey Allahım bana yarımı ver, ki saçlarını okşadığımda mutluluktan kalbi coşsun, öptüğümde ruhumu kalbimi hissetsin. Ve ben onun bakışıyla hayat bulayım, gözlerinde kaybolayım, saçtellerinde yaşayayım, nefesi nefesim olsun. Allahım sen kalbimizi ve isteklerimizi bilirsin, sen bir zamanlar canım olanada, onu sana kavuşturacak, beraber senin rızanı kazanacağı, onu hertürlü mutlu edecek birini nasip et. Sen bir zamanlar benim olanın kalbini ruhunu, ona hertürlü zarar verecek şeylerden koru. Allahım sana şükürler olsun, sen dualarımı kabul ettin ve ediyorsunda. Senden şimdi isteğim canımı emanet alman, muhakkak sen ona benden çok daha iyi bakarsın. Senin rızana ve hükmüne boyun eğdim, senden hayırlısını istedim. Senin verdiğine ve verecek olduğuna razı oldum. Sen bu sözlerimi unutturma bana Allahım sen açılan kalbimin kapanmasından beni koru. Ve Allahım, canım sana emanet, Sen onu azaptan koru. Amin. Allahım şehirde kalbi kırık çok insan var, sen kalbi kırıklara yardım et.
Yalan yok, aylar önce canımdan ayrıldım. Çünkü aşkı arıyordum. Aşık olmak istiyordum. Dua ettim, "Allahım, bi aşık olsam ama nasıl olursa olsun, paramparça etsin bu aşk beni, hissedeyim ve yanayım" dedim. Canımdan ayrıldım aşkı arıyorum diye. Meğersem ben çoktan aşkı bulmuşum da kör imişim. Şimdi ise dua ediyorum, Allahım, sen dualarımızı kabul edensin. Mutlu olmak istiyorum, artık hem aşık olduğum halde, birlikte olmak istiyorum. Sen benim ruhuma derman olacak hatunu sonsuza kadar benim ile bir olacak olanı bana ver. Ey Allahım bana yarımı ver, ki saçlarını okşadığımda mutluluktan kalbi coşsun, öptüğümde ruhumu kalbimi hissetsin. Ve ben onun bakışıyla hayat bulayım, gözlerinde kaybolayım, saçtellerinde yaşayayım, nefesi nefesim olsun. Allahım sen kalbimizi ve isteklerimizi bilirsin, sen bir zamanlar canım olanada, onu sana kavuşturacak, beraber senin rızanı kazanacağı, onu hertürlü mutlu edecek birini nasip et. Sen bir zamanlar benim olanın kalbini ruhunu, ona hertürlü zarar verecek şeylerden koru. Allahım sana şükürler olsun, sen dualarımı kabul ettin ve ediyorsunda. Senden şimdi isteğim canımı emanet alman, muhakkak sen ona benden çok daha iyi bakarsın. Senin rızana ve hükmüne boyun eğdim, senden hayırlısını istedim. Senin verdiğine ve verecek olduğuna razı oldum. Sen bu sözlerimi unutturma bana Allahım sen açılan kalbimin kapanmasından beni koru. Ve Allahım, canım sana emanet, Sen onu azaptan koru. Amin. Allahım şehirde kalbi kırık çok insan var, sen kalbi kırıklara yardım et.
Beyni uyuşturmak
Eskiden neden bu kadar çok film seyrettiğimi anlıyorum şimdi, Hissedilen yanlızlık o kadar büyüktür ki bir şekilde bunu doldurman gerekir yada tümden hissetmemen gerekir. Bu boşluğu hissederek yaşamak, belki daha sağlıklı birşey ama zor. İnsan belli bir yerden sonra vazgeçebilir. İçimi ben onu üzsemde mükemmel bir şekilde dolduran bir hatun varmış, benden ve aşktan korkmayan. Allahım bu hatun sevgi için çırpınır durur, sen onu birlikte olduğu insan ile mutlu kıl, sen onun aradığı mutluluğu ona nasip et.
Amin.
Amin.
21 Mayıs 2009 Perşembe
walking for freedom
I want to lost in an endless photograph, let it be black and white. I want to walk in the shadows, looking for someone lost. Maybe to go deeper in the black, with the hope of white. I just want to watch the moment endlessly. To see what it means really to be free. Come on kiss me, wake me up.
-----
Sonsuz bir fotoğrafta kaybolmak istiyorum, siyah ve bayezda. Gölgelerde yürümek istiyorum, kayıp bir başkasını ararken, belki daha derinlere gitmek için, siyahta kaybolurken, beyazı bulmak umudu ile. O anı ebediyen seyretmek istiyorum, özgürlüğün anlamını kavrayabilmek için. Hadi, öp beni, uyandır beni.
-----
Sonsuz bir fotoğrafta kaybolmak istiyorum, siyah ve bayezda. Gölgelerde yürümek istiyorum, kayıp bir başkasını ararken, belki daha derinlere gitmek için, siyahta kaybolurken, beyazı bulmak umudu ile. O anı ebediyen seyretmek istiyorum, özgürlüğün anlamını kavrayabilmek için. Hadi, öp beni, uyandır beni.
13 Mayıs 2009 Çarşamba
Pazar oyuncakları
Ufaktık, sadece istediğimiz oyuncak alınmadığı zaman ağlardık. “Tamam anne, bu son birdaha istemiycem” diyerek alırdık her hafta başka bir oyuncak. Kimisi bir hafta geçmeden kırılırdı. Hatırlıyorum, o zamanlarda vardı sıkıntılarımız, ancak farklı nedenler di, içimize taş olan. Sonra büyüdük, kalbimiz aşk istedi, istediğimizi alamayınca ağladık kimi zaman. “Tamam kalbim, bu son birdaha istemiyorum” diyerek açtık kalbimizi başkalarına her seferinde. Aslında ihtiyacımız olan hangi oyuncaktı, pahalı olan mı, büyük olan mı, parlak olan mı, ilk olan mı, son olan mı, arkadaşımızın aldığımı, annemizin aldığımı, hangisi_?
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)