13 Nisan 2009 Pazartesi
Gafil
Zaman geçtikçe anlamaya başlıyorum, yaptığım şeyleri. Ne kadar vahşi bir şekilde yaraladığımı anlıyorum şimdi aşkı ve seven bir kalbi, ne kadar acımasız olduğumu görüyorum şimdi. Ama beklemek ve affedilmeyi ummak nafile aynı zamanda ancak aşırı saf ve zayıfların acizliklerinden yapabilecekleri sadece. Eğer anlıyorsan durma, bak hislerinle etrafa, sadece yaptıklarını değil dünyanı anla, kendini anla ve durma değiş, bul kenidini gafil.
İçindeki o tatlı sesi dinlemeyi öğren, vicdanın yaptıkların karşında paramparça dağılmış dururken önce onun bir affını dile, onu iyileştir onu sev ve kendini sev ve korkma gelecekten. Eğer vicdanını anlarsan onu da anlarsın, eğer vicdanını dinlemeyi öğrenirsen onuda dinlemeyi öğrenirsin, eğer vicdanını hissetmeyi öğrenirsen onuda hissetmeyi öğrenirsin. Ve bu anlayış ve sevgi ile git ona, bak onun kalbine kendi kalbini onardığın halde dokun ona, dokun kalbine hisset varlığını. Senin kalbin için senin vicdanın için gözyaşlarına hakim olamayan o kalbe dokun.
Ve bilki o sonsuzluktur, o hayattır, o kaynaktır, o nedendir, o sevinçtir, o yaşamdır. O aşktır. Herşey onla vardır, sevgiyle vardır, onun sevgisi olmasa sozsuzluğum kaybolur ve yokolur gafil. Gafile sordum, dedim “yokolmak istermisin, Onun sevgisini tamamen kaybetmek istermisin ?”, gafil bile titredi ve mırıldandı, “yanmak bile yokolmaktan iyidir” dedi.
Ama dediler gafile, "sevgi gitti, artık bitti, yeniden başla" Gafil ise inatçı ve dedi ki "inanmıyorum. Sevgi ki sonsuzdur insan anlar hisseder bazen, bazen de kalbi kapanır gibi hiç bişe hissetmez ama sevgi bitmez. Hayır inanmıyorum". "Ama" dediler gafile "Ama bir daha birlikte olamazsınız, sen bile artık eskisi gibi hissetmiyorsun, artık birlikte olamazsınız" Gafil dedi "Belki evet birlikte olamayız ve evet bende eskisi gibi hissetmiyorum ama o kalp ki benim için önemlidir benim için ayrıdır ben dua ederim ve isterim olur yada olmaz sen bilemezsin ben bilemem. kalplerimizi birkez birbirimize açan elbet birdaha açabilir. Ben onun için dua ederim benim yapacağım budur, başkada bişey gelmez elimden ki ben zaten gafilim ne yapabilirim ki?". Tekrar sordular "yaptığın aptallıktır ve acı çekmektir". Gafil dedi "Aşkı, anlamamı sağlayana, sevmemi sağlayana dua etmekse bu, varın bana istediğinizi diyin" ....
23 Aralık 2008 Salı
İsa
“hay hay abi ne demek ben konuşurum hadi bey ile halletmeye çalışırız ben bi problem olacağını zannetmiyorum.”
Seviniyor tabi oda, neden sevinmesin ki, evli ve cocuklu biri eve para gerek. Geçmişte de yaptığı hatalar yüzünden eldeki evinden de olmuş. Konuştukça öğreniyorum bunları ve sohbet gittikçe duygusallaşıyor da. Evde karısı cocuğu aylardır görmemiş. Bunları anlattıkça anlamakta zorlanıyorum. Sen nasıl olurda ailenden bu dünyada hayatını gücünü Adadıklarından uzak yaşayabilirsin. Bak savaş olur anlarım eywallah bu bambaşka bişe ve kolay üstesinden gelinebilecek birşey de değil.
Konuşma ilerledinde İsa gölünü atıyor, bakıyor karşısında samimi bir dinleyen var. Duygusal bir anda
“abi, işte biz oo. Ouu okumadık, okuyamadık fırsatımız olmadı. Bir baltaya sap olamadık bizde isterdik okuyalım beraber çalışalım. Sen okurken ben serserilik yapıyordum”
İşte bu sözleri beni mahvetti. Tamam dedim şimdi salya sümük iki eşşek adam mutfakta belirecek sonra al sana bütüm şantiyede gay muhabbeti. Allahtan muhabbetin birkaç yerinde, birkaç münasebetsiz geldi de araya girdi havayı dağıttı ki yoksa ben bile mutfakta ağlayarak sarılmış iki adam görsem önyargıyla yaklaşırım.
Şimdi bu kısa yazımızın konusu nedir. hayat diyor ki
“bak ya ben seni, ya sen beni. Beni zordur o yüzden hiç yeltenme hadi seni”
Bu durumda hayatı tuş etmek gerek. Hayat bir şekilde sen seçmezsen yollarını sana veriyor bir yolu. Kimsenin bu hayatta yolsuz kaldığı yok. Yolu biten hayata veda edip gidiyor zaten. Kalbinin sesini dinle kendini yolunu bul. Zor ama ara ve bul. Sürüneceksin ama hayat zaten geçiyor herkezden. Kim hiç zorlamadan çok güzel şeylere ulaşmışki. Zor güzeldir.
Kalbinin sesini dinle ara ve bul kendini. Hayallerin için çalış çok çalış ve onların gerçek olduğunu görünce ölümsüzlüğün tadına var.
YAZIARKASI:
Hayır düşündüğünüz gibi değil bu yazı bir kişisedl gelişip kitabından alınmamıştır gayet de başımdan geçen bir olaydır. Sıradaki yazımızın da başlığı tır şöförüdür ama bu olauyın üzerinden bayram tatili geçti, birdahakine sıcak sıcak yazmaya çalışıcam.
17 Aralık 2008 Çarşamba
İşim var
İşim olduğunda 5 te çıkmanın normal olduğunu düşünüyorum. Eğer mazereti bildirmek şart değil ise, bunu belirtmek istemiyorum. Nihayetinde bir şey varki gitmem gerekiyor. Müsait olduğum zamanlarda gerektiğinde gecelere kadar kaldığımı zaten biliyorsun. Mazereti dile getirmeme konusunda kararlıyım, bunu Serra’dan öğrenmiş olman benim için hoş değil ki nitekim sakladığım bir şeyi öğrenmiş oldun. Gerçi sana ne dediğini bilmiyorum.
Grafik konusuna gelince, yapabileceğim çok fazla birşey yok, her zaman elimden geleni yapmaya çalışıyorum, ama herzaman aynı güçte olmayabiliyorum, bunu normal karşılıyorum. Bunun birden çok sebepleri bulunmakta. Ve bazılarının çözümü ise malesef yok. Kalanını da ben hallediyorum zaten ama tabiki bir süreç gerektiriyor.
Sevgiler
mahmudSAMI
Kalbinin sesini dinle, herzaman kalbinin sesini dinle ve hiçbirzaman keşke diyeceğin bir an gelmemesi için yaşa. Hayallerini takip et ve mutsuzsan bırak. gayet basit, ama çok zor.
27 Kasım 2008 Perşembe
Ofis
NOT: hızlı yazılmıştır, azım hataları için kusura bakmayın.
7 Nisan 2008 Pazartesi
The spirit is willing but the flesh is spongy and bruised
Hayatın gerçeği, erkeğin amacı.
Okuyana çok fazla birşey ifade etmeyebilir. Futurama izleyin Sezon 3, Bölüm 5 "Amazon Women in the Mood" .
Burası biricik Leela'ma
Sewiyorum seni Leela, nasıl anlatabilirim. Eğer gerçek olsaydın yada ben çizgi olsaydım herşey farklı olabilirdi.
The spirit is willing but the flesh is spongy and bruised
3 Şubat 2008 Pazar
AYRILIK
Fikrimden geceler yatabilmirem
Bu fikri başımdan atabilmirem
Neyleyim ki sene çatabilmirem
Ayrılık ayrılıK aman ayrılık
Herbir dertten ala yaman ayrılık
Uzundur hicrimden kara geceler
Bilmirem ben geldim hara geceler
Buruktur hicrimden kara geceler
Ayrılık ayrılıK aman ayrılık
Herbir dertten ala yaman ayrılık
http://www.youtube.com/watch?v=wbwIT5VnIXo&feature=related
http://www.youtube.com/watch?v=JHfgJaJgjvY&feature=related
2 Şubat 2008 Cumartesi
Ne istiyorum bir bilsem
En son mutlu olduğum zamanı hatırlıyorum da, bidakka ne zaman dı o. Aman Allahım hatırlamıyorum. Şimdi insanın karnında taş olduğu zaman ne yapar gider yazı yazar. Bende bu taşı yazı yazarak öğüteceğim ve her okuyana bir kim tanesi vereceğim. Çok paylaşımcıyım.
Öncelikle ilişkilerden başlayalım. Diyelim ki bir ilişki içerisindesiniz, ama biliyorsunuz ki mutlu bir sonu yok. Ne yaparsınız
a- Bitene kadar tadına varır kendimi kandırırım
b- Böyle bi ilişkiye başlamam
c- Önce denerim sonra bitiririm
Doğru cevabı bilmiyorum. Çok fazlada doğry bildiğim söylenemez bildiklerimide uygulamıyorum zaten. Buraya doğruları da yazmaya gelmedik. Buraya yaptığımız şeyleri yazmaya geldik. Evet biz “c” şıkkını seçtik, daha doğrusu seçmişiz de haberimiz yok.
Aslında evet ilişkiler genelde mutlu son ile bitmez ne kadar mükemmel ve harika başlar ise başlasın. Ama bazen olur da karşı taraflar birbirlerine fedakarlık yapmaya başlar işte bu zaman ilişkiler daha fazla uzar. Segide fedakarlık çok önemli değil mi zaten. Sevdiğiniz insan için nelerden vazgeçersiniz? Bu arada kötümser olmayalım, belki mutlu son ile bitebilirde. Peki eğer ilişki içerisinde bulunan insanlardan biri bu ilişkinin mutlu son ile bitmeyeceğini biliyorsa ve diğer kişi fedakarlık yapmaya hazırsa ne olur. İlişki uzar, uzadıkça ilginçleşir ayrılması zorda olur bazen, bazen ise sadece bir yalan. Ama hep üzülen birileri olur etrafta.
aranot: başım o kadar ağrıyor ki anlatamam ama genede yazmaya devam edicem içimden ne gelirse yazıcam. Moralim bozuk, üzgünüm mutsuzum. Bunu paylaşıcaz ki senle evliliğimiz amacına ulaşsın.
Şimdi açıkçası dolanmaçlı yollara son. Neler oldu anlatıcam. Bi gün bi kızla sabahtan akşama kadar birlikte olduk. Çok eğlenceli idi gerçe çok fazla konuşmuyordu ama eğlenceli ve hoş idi. Sonra bir birlikteliğe başladık.
Sonra ben dedim ki “olmaz ben seni böle görmüyorum da şöyle görüyorum”
ondan sonra dedim ki “yahu ben sana karşı bişeyler hissetmişim sanırsam bi deneyelim”
Sonra dedim ki “Yahu ben san akarşı birşey hissetmiyorum kusura bakma artık daha fazla zamanımızı almayalım.”
Peki bu davranışı haklı çıkartacak şey nedir. Yada bu davranış haklı çıkabilir mi? O kadar fazla düşünce o kadar fazla sorun varki aslında. Sanırım bazen hanisi ağar basar ise ona göre karar veriyorum. Ve inanılmaz bir şekilde hayatımda birşeyler yapmaya korkuyorum. İstediğim tek şey hayatımı dondurmak. Keşke hayatın bi pause tuşu olsa idi. Tuşuna basar sonra kumandayı dipsiz bi kuyuya atardım. Kötü olduğum zamanlar açar film izler ve beyinimin düşünmesini engellerim. O kadar fazla düşünvarki kafamda. Bu yazıya bile başladıktan sonra aklıma birsürü şey geliyor ve daldan dala atlıyorum. Kendime bir türlü konsantre olamıyorum. Ben Çok kötü, iyi bir insanım ve bu işleri dahada karmaşık bir hale getiriyor.
Ne diyorduk bu davranışımı nasıl açıklarım. Haksız bile olsam nasıl açıklarım. Öncelikle evet birşeyler çok tatlı ve güzel şeyler hissediyordum. Büyüyebilirdi değişebilirdi. Ama aklımda o kadar soru işareti ve düşünde vardı ki neler mi. 1- Yahu problemim var benim önce onları çözmem gerek. 2- Çok uzun süreceğine inanmıyorum. Gibi sorunlar. Birde şöyle bir durum vardı ki, “Boş durmaktan sa biriyle birlikte olmak daha iyidir, takıl et” Bu kesinlikle kendimi içine koyamadığım bir yerdi. Biri ile bu düşünce ile birlikte olamam. Salaklık bende ki, içimden gelen sesi değilde gittim benden başka kişileri dinledim asıl problem bu. Ben eğlence olsun diye biri ile çıkamıyorum. Anlamam yaşama hissetmem gerekli. Şuraya yaşamaıma bir baksana. O kadar kötü ki anlatamaya kelimeler yetmez. Neden çünkü kendimi hissedemiyorum yaşadığım yaşamı hissedemiyorum ve bundan dolayı aynı ilişkide yaptığım gibi onu birkenara atmışım. Bazen bu içimi sıkıyor ve beni üzüyor bu zamanlarda da beynimi düşünmekten alı koyacak şeyleri çok iyi biliyorum. Direk gidip beynimi uyuşturuyorum.
Peki elimde ne var. Üzdüğüm bir insan. Buda çok etkiledi beni. Aslında kimseyi üzmek isetemem gerçekten istemem. Bak gene sıkıntı sizilcem çıktı.
Aklımda o var, umarım iyidir ve üzülmüyordur diyorum kendi kendime. Ondan sonrda oturup kendime yaşamıma üzülüyorum. Ne zaman iyi şeyler yapmak için çalışmaya başlayacağım bilmiyorum. Ne kadar tembel oldum ben. . . yazmaya devam edeceğim bu konuda, unutmassam ve uyuşukluk etmessem tabi....